BAĞIŞ YAP GÖNÜLLÜ OL

Tacikistan’da Din ve İnanç Hürriyeti İhlalleri Artıyor!

Tacikistan hükümetinin son yıllarda uygulamaya koyduğu baskıcı laik politikalar sebebiyle ülkedeki Müslümanlara ve İslami yaşam biçimine yönelik ihlaller artıyor. İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (iHAK) Tacikistan’da son dönemde artan ihlallerle ilgili aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

Son yıllarda Tacikistan’da yoğun insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Muhaliflere yönelik keyfi gözaltı ve işkence, insan hakları savunucularına ve avukatlara yönelik baskılar, ülkedeki en büyük muhalif parti olan Tacikistan İslami Diriliş Partisi’nin kapatılarak “terörist grup” ilan edilmesi ve üyelerinin tutuklanması, ülkede basın yayın kuruluşlarına uygulanan baskılar, çok sayıda siyasi muhalifin hapishanelerde tutulması, günlük hayatta Müslümanların sakalı, başörtüsü, namazı vb. pratiklerine yönelik baskılar ülkedeki insan hakları ihlallerinde ciddi artış olduğunu göstermektedir.

Nüfusunun %90’ı Müslüman olan Tacikistan’da son yıllarda hükümetin uyguladığı baskıcı laik politikalar sebebiyle din ve inanç özgürlüğü alanında önemli ihlaller yaşanmaktadır. Tacikistan hükümeti son yıllarda kamusal alanda başörtüsü yasağı, sokakta kadınların İslami giyim ve kıyafetle dolaşmasının yasaklanması, İslami giyim mağazalarının kapatılması, erkeklerin sakal bırakmasının yasaklanması ve sakal bırakanların kesmeye zorlanması, camilerin kapatılarak çeşitli sosyal mekanlara dönüştürülmesi ve Hac ibadetine yönelik sınırlandırmalar getirilmesi gibi din ve inanç özgürlüğünü engelleyen politikalar uygulamaktadır.

2009’da uygulamaya konan “başörtüsü yasağı” dolayısıyla kamusal alanlara ve eğitim kurumlarına bayanların başörtülü olarak girmeleri yasaklanmıştır. Bir devlet politikası olarak uygulanan yasak kapsamında tesettür karşıtı yoğun bir propaganda yürütülmektedir. Tacikistan Cumhurbaşkanı İmam Ali RAHMAN, uygulanan yasakları savunarak “başörtüsü ve siyah giysilerin Tacik geleneklerine uygun olmadığı ve uzun sakal bırakmanın dinle ilişkisinin bulunmadığı” yönünde açıklamalar yapmaktadır. Hükümetin öncülüğünde kurulan ve çoğu kadınlardan oluşan gruplar mahalleleri, evleri, okulları, hastaneleri ve kadınların yoğun olarak bulunduğu yerleri ziyaret ederek, kadınlara “İslami giyim ve kıyafet tarzlarını bırakmaları yönünde” ikna faaliyeti yürütmektedir.

Ocak 2016 tarihinde İslami kıyafet satan 160 mağazanın kapatıldığı resmi olarak ifade edilmişti. Ayrıca Güney Batı Khatlon bölgesinde “1700 kadının başörtüsü takmayı terk ettiği” yönünde yerel polis müdürünün açıklamaları olmuştur.

Tacikistan rejiminin sözde yabancı etkisiyle mücadele şeklinde gerekçelendirdiği bu tür uygulamalarda, Müslüman erkeklerin sakal bırakmasına da müdahale edilmektedir. Sakal bırakmak resmi olarak yasaklanmış ve ülke genelinde binlerce erkek sakallarını kesmeye zorlanmıştır. Sokakta sakallı olarak gezen erkeklerin alıkonarak zorla sakallarının kestirilmesi, “İslami radikalizmle mücadele” şeklinde gerekçelendirilmektedir.

Tacikistan’daki baskıcı laik politikaların bir hedefi de ülkedeki camiler olmuştur. Ülke genelinde Komünizm döneminde ve Tacikistan Cumhuriyeti döneminde cami yapılmasına müsaade edilmediği gibi, bugün var olan camilerin bazıları da farklı sosyal mekanlara dönüştürülmektedir. Şehir merkezlerinde ve nahiyelerde bazı camilerin ilaç deposu, tekstil atölyesi ve lokanta gibi yerlere dönüştürüldüğü resmi yetkililerce ifade edilmektedir. Camilerin farklı amaçlı kullanım alanlarına dönüştüren yerel yönetim yetkilileri, bu hukuksuzluğa gerekçe olarak da “az sayıda insanın ibadethaneleri kullanması dolayısıyla bu tür kararlar aldıklarını” ifade etmektedir. Yapılan bu uygulamaların temelde Tacikistan devlet politikasının bir sonucu olduğu açıktır. Nitekim Devlet Başkanı İmam Ali RAHMAN, birçok kere ülkede “çok cami olduğu ve bu camilerin insanlar arasında anlaşmazlıklara yol açtığı” şeklinde beyanatlarda bulunmuştur.

Tacikistan’da din ve inanç hürriyeti alanında yaşanan bu ihlaller Tacikistan İslami Diriliş Partisi’nin 2015 yılında kapatılmasıyla daha da artmıştır. Tacikistan yönetimi Mısır’da gerçekleşen darbe sonrası İslami yapılarla mücadelede daha da cesaretlenmiş ve Tacikistan halkı Komünizm dönemindeki uygulamalarla yeniden tanışmıştır.

Tacikistan hükümetinin Müslüman vatandaşlarının inanç ve değerlerine yönelik bu türden haksız tutum ve uygulamaları kabul edilemez. Başta Tacikistan Hükümeti olmak üzere, Tacikistan’la yakın işbirliği içerisindeki tüm devletlere, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatına, İslam İşbirliği Teşkilatı Bağımsız ve Daimi İnsan Hakları Komisyonuna, uluslararası teşkilatlara ve duyarlı tüm kuruluşlara Tacikistan’da yaşanan bu keyfi ihlallerin son bulması için çağrıda bulunuyoruz.

İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (iHAK)

Sosyal Ağlarda Paylaş

© 2017 İHAK Tüm Hakları Saklıdır.