BAĞIŞ YAP GÖNÜLLÜ OL

GERÇEĞİ ÖLDÜREMEZSİNİZ

 

GERÇEĞİ ÖLDÜREMEZSİNİZ

İsrail tarafından geçtiğimiz hafta katledilen Filistinli gazeteci Yasir Mürteca için gazeteciler, medya kuruluşları, insan hakları kuruluşları ve STK’lar, Taksim’de toplanarak terör devleti İsrail’e “Gerçeği Öldüremezsiniz” mesajı verdiler. 

 

Gazze’deki Filistinliler, sürgün edildikleri topraklarına dönüş haklarını hatırlatmak ve vazgeçmediklerini göstermek için Büyük Dönüş Yürüyüşü adlı 6 haftalık sivil ve barışçıl protesto yürüyüşleri başlattı. Var olan dönüş haklarının, Uluslararası hukuka ve BM kararlarına da dayandığını dünyaya hatırlatmak istediklerini beyan ettiler. Ancak ikinci haftasına ulaşılan bu gösterilere İsrail silahlı müdahale ederek 30'dan fazla kişinin şehit olmasına 2 bin 700’ün üzerinde kişinin yaralanmasına sebep oldu. Silahsız ve barışçıl bu gösterilere bir taraftan yaygın ateş edilirken bir taraftan da keskin nişancılar tarafından, hedef gözetilerek ateş edilmek suretiyle katliam yapıldı. Bazı gençler koşarken sırtından vurularak katledildi. 

06 Nisan 2018 tarihinde bu gösterileri fotoğraflayan gazetecilerden Filistinli Foto Muhabiri Yasir Mürteca karnına aldığı ve kullanılması yasak olan patlayıcı mermi ile şehit oldu. İsrail, son 18 yılda 24 gazeteciyi şehit etti. İsrail hapishanelerinde 28 Filistinli gazeteci tutuklu durumda. Bölgedeki saldırılarda 8 medya kuruluşunun binası saldırıya uğradı ve yıkıldı.

Gazeteci Yasir Mürteca için ve Büyük Dönüş Yürüyüşü sırasında katledilen tüm masum siviller için gazeteciler ve insan hakları kuruluşları Taksim Galatasaray Lisesi önünde toplanarak fotoğraf makinelerini protesto amacıyla yere bıraktı. Protesto gösterisine, İHAK, Mazlum-Der, Özgür-Der, İletişim Platformu Derneği, Uluslararası Medya ve Enformasyon Derneği üyeleri ile çok sayıda gazeteci katıldı.

“İsrail, gerçeği öldürmek istiyor”

İlk açıklamayı İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (iHAK) Medya Sorumlusu Tayfun Demir yaptı. İsrail’in gazetecileri öldürerek gerçeğin yok edemeyeceğini vurgulayan Tayfun Demir, şunları söyledi: 

“Yüz yılı aşkın süredir Ortadoğu’da süregelen bir savaş ve çatışma ortamı var. Dünya insanlarının barış beklentisine rağmen, çatışma ortamında değişen tek şey sadece gerginliğin seviyesi değil, başta Filistin olmak üzere bölge ülkelerinin sınırlarında ve haritalarda meydana gelen değişiklikler. Dünya halklarının burada yaşanan gerçekleri öğrenmesinin tek yolu ise hâlâ gazeteciler ve onların yaptıkları haberler. Meseleye buradan bakınca İsrail’in ilk günden bu yana gazetecilere karşı takındığı zalimce tutumun nedeni de açık bir biçimde ortaya çıkıyor. İsrail, gerçeği öldürmek istiyor.

Gazetecileri Koruma Örgütünün raporlarına göre Filistin’de, 1992’den bu yana öldürülen gazeteci sayısı 18… Anadolu Ajansının haberine göre ise son 18 yılda, 21’i Filistinli olmak üzere 24 gazeteci Filistin’de katledildi. Dünya, 31 Temmuz 2001’de, Hamas lideri Jamal Mansour’u hedef alan füze saldırısında katledilen Muhammed Al Bishawi’yi unutmadı. Saldırı sırasında Mansour ile bir röportaj yapmakta olan Bishawi; Filistin direnişinden düğünlerine, esirlerden onların ailelerine kadar yaptığı haberler ile tanınmaktaydı.

Tüm dünyanın vicdanını taşıyan Gazze Özgürlük Filosu bileşeni Mavi Marmara’da, elinde sadece fotoğraf makinesi bulunan gazeteci Cevdet Kılıçlar da unutulmadı. Saldırının fotoğraflarını çekerek haber geçmeye çalışan Cevdet Kılıçlar, alnının ortasından tek kurşunla hedef gözetilerek katledilmişti. Bugün çocuklar İstanbul’da, Cevdet Kılıçlar adına açılan bilgi evinde, dünyaya gerçekleri anlatan bir gazeteci olmanın hayallerini kuruyorlar.

Geçtiğimiz günlerde, Gazze İsrail sınırındaki Büyük Dönüş Yürüyüşü gösterilerinde foto muhabiri olarak görev yapan Yasir Mürteca ise İsrail’in son kurbanlarından sadece birisi. İsrail’in barışçıl ve sivil gösterilere silahlı saldırısı sonrasında, Büyük Dönüş Yürüyüşünün sürdüğü iki hafta boyunca Yasir Mürteca ile beraber 30 kişi hayatını kaybetti; 2700’den fazla kişi yaralandı. Filistinli çocuklardan da mutlaka Yasir Mürteca’yı örnek alıp, özgürlük mücadelelerinde yaşanan gerçekleri dünyaya aktarmaya çalışanlar olacaktır. 

Başta özgürce yaşam hakkı olmak üzere, haber alma özgürlüğü, basın özgürlüğü ve güvenliğinin ihlali günden güne kabul edilemez şekilde sıradanlaşmaktadır. Biz gazeteciler tarafsız bir şekilde görevimizi yerine getirirken, özellikle çatışma, savaş ve kriz bölgelerinde ciddi hayati risklerle karşılaşmaktayız. İsrail askerlerinin dahi itiraf ettiği Yasir Mürteca’nın öldürülmesi olayında olduğu gibi, hiç kimse için hiçbir tehdit oluşturmadığı hâlde bir kişinin daha hayatını kaybetmesini istemiyoruz. Dünyada hiçbir suç cezasız kalmamalıdır. Hele ki yaşam hakkını insanların elinden alan katiller asla cezasız kalmamalıdır. 

Bugün burada, dünyanın dört bir yanında, gerçekleri dünyaya duyurmak üzere görevi başındayken hayatını kaybeden tüm gazetecileri anıyoruz. Yasir ve diğer gazetecilerle birlikte, tüm dünyaya insanların yaşam hakkını elinden alan tüm katillerin yargılanması ve ceza alması gerekliliğini bir kez daha haykırıyoruz. Çaresizliğimizi anlatmak adına, ekmek kapımız olan fotoğraf makinelerimizi ve kameralarımızı Yasir ve tüm hayatını kaybeden meslektaşlarımız hatırasına kısa bir süre yere bırakıyoruz ve diyoruz ki: “Korkun ey katiller. Biz gazeteciler her zaman gerçeğin peşinde olduk ve onu tüm çıplaklığı ile aktarmaya devam edeceğiz. Bizleri de öldürmek isteyebilirsiniz, belki öldürebilirsiniz de ama şunu bilin ki gerçeği hiçbir zaman öldüremeyeceksiniz.”

“Mürteca, İsrail'in katlettiği ilk ve son gazeteci olmayacak”

Daha sonra sözü alan iHAK Başkanı Cihat Gökdemir, İsrail'in her çatışmada olduğu gibi sivillere, gazetecilere, çocuklara, kadınlara ve yaşlılara hedef göstermeksizin ateş ettiğini ve silahsız insanları katlettiğini söyledi. İsrailli keskin nişancıların kendi aralarında çektikleri videoda sivil insanları nasıl katlettiklerini gördüklerini dile getiren Gökdemir, "Bundan vandalca nasıl zevk aldıklarını hepimiz izledik. Bugün burada anmak için toplandığımız Yasir Murteca da İsrail'in katlettiği ilk ve son gazeteci olmayacaktır. Yeni katliamların olmaması için sesimizi yükselmemiz gerekir. Uluslararası hukuk hem sivilleri hem de gazetecileri koruduğu halde, İsrail bunları vandalca katlediyor ve dünyada kimseden ses çıkmıyor. Yasir Murteca, uluslararası basın kurullarına haber geçen, üzerinde basın yeleği olan akredite olan bir gazeteciydi. Keskin nişancıların onun gazeteci olduğunu görmemelerine imkan yoktur" ifadelerini kullandı.

“İsrail, gerçeği aktaran gazetecilerin düşmanı”

Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Alpay ise İsrail'i kınayarak, Yasir Murteca'ya Allah'tan rahmet diledi. Murteca'nın katledildiği sırada onun gazeteci olduğunun fark edilmediği şeklinde spekülasyonlar yapıldığını kaydeden Alpay, şöyle konuştu:

"Bir kaza kurşununa kurban gittiği şeklinde spekülasyonlar var. Ancak, İsrail savunma bakanı drone ile çekim yaptığı için vurulduğunu söyledi. İsrail, adaletin ve hukukun yokluğuna karşı direnen olguları olduğu gibi aktaran gazetecilerin de düşmanıdır. Ve bu düşmanlık sebebiyle Yasir'i katletmiştir."

“İsrail, gerçeği gizleyerek varlığını sürdürmeye çalışıyor”

Mazlum-Der İstanbul İl Başkanı Ali Öner de İsrail'in gerçekleri gizleyerek varlığını sürdürmeye çalıştığını söyledi. İsrail'i terör devleti olarak nitelendiren Öner, Yasir Murteca'ya ve katledilen diğer sivillere rahmet diledi.

Arapça hazırlanan basın açıklamasını ise Filistinli gazeteci Muin Naim okudu.

 

 

 

 

Sosyal Ağlarda Paylaş

© 2017 İHAK Tüm Hakları Saklıdır.